• Yetişkin (18 ve üstü)
  • Çocuk (2-11)
  • Bebek (2 yaş altı)

Ege’nin Ömür Uzatan Köyleri

Anasayfa » Seyahat Tavsiyeleri

Yeşil bir coğrafya içinde saklı kalan, asırlık ağaçların gölgesinde duran ve serin yamaçlara serpilmiş bir köy Birgi Köyü. Tamamen alaturka bir hava yansıtan bu köy, ahşap pencereleriyle ve taş evleriyle mutlaka gezilesi bir yer. Ödemiş ilçesine bağlı bu köy, İzmir’den yaklaşık 110 km uzakta konumlanmış. Birgi Köyü, İzmir’de adeta, saklı kalmış doğa ve kültür hazinesi gibi.  

MÖ 2000’li yıllara dayanan köyün tarihi, Birçok medeniyete ev sahipliği yapmış. Hanesi çok olmayan bu köyün nüfusu, yaklaşık olarak 3000 olarak biliniyor. Medeniyet beşiği denilebilecek Birgi Köyü’nden Frigler, Persler, Bergama Krallığı, Bizanslılar, Romalılar, Aydınoğulları ve Osmanlılar geçmiş. Oldukça çok medeniyeti ağırlayan bu köy, adeta hepsinden bir iz taşıyarak, medeniyet birikimiyle bu seneye kadar gelebilmiş.  

1332’de Anadolu gezisi yapan gezgin, İbn-i Batua’nın da yolu yaz sonunda Birgi’ye düşmüştür. Birgi Bozdağ Yaylasında kaldığı anıları ve dönüşünü büyük bir heyecan ile anlatır. Birgi Köyü’nün ihtişamından ve görkeminden bahseder. Yazısında, Birgi’de gördüğü kumaş ve heykellere duyduğu hayranlığı anlatır.  

Ödemiş Ovası’nın Cenneti: Birgi  

Şirinliği ile hayran bırakan, cenneti anımsatan Birgi Köyü, Ödemiş Ovasının hemen yanında uzanan, Bozdağ’ın yamaçlarına tutunmuş bir saklı bir cennet. Artık Ödemiş’in bir mahallesi sayılan bu şirin köy, gezgin ve fotoğrafçıların uğrak yeri. Yemyeşil görüntüye sahip bu köy, tarihi ve kültürel zenginliğiyle gezgin ve fotoğrafçılara bambaşka bir deneyim sunuyor.  

Tarihi geçmişi asırlara dayanan Birgi, Bizans döneminde Pyrgion olarak anılıyordu. 1308 yıllarında Aydınoğulları Beyliğine başkentlik yaptı. Aydınoğlu Mehmet Bey’in, Birgi’yi başkent yapmasıyla burada adeta altı çağ yaşanır. 1350 yılına kadar Birgi, bu dönemini yaşar. Başkentin başka yere taşınmasıyla, bölgenin önemi gittikçe azalır. Altın döneminde altmış şehri ve otuz kaleyi bünyesinde barındıran Birgi, Aydınoğulları hanedan üyelerinin de mezarlarını topraklarında bulundurur. Bu dönemlerde Birgi, hem coğrafik açıdan hem de bilim ve dini açıdan oldukça önemliydi.  

Birgi ve Tarihsel Süreci

1426 yılında Osmanlı topraklarına katılan Birgi, kültürel açıdan zenginliğini arttırdı. Kültürel şehir olma özelliğini sürdürdü. 1600’lü yıllara gelindiğinde oldukça fazla göç almaya başlayan bu şehir, o yıllarda bir çekim, cazibe merkezi haline gelmişti. Önemi zamanla azalarak devam eden bu durum, 1700’lü yıllarda ise tamamen yok olur. Şehir tüm önemini kaybetmiş duruma gelir. 19.yüzyılda ise burası artık Ödemiş’in ardında, gölgesinde kalır.  

Ödemiş’in gelişmesiyle, Birgi’ye duyulan cazibe yok olmuştur. Türkiye’de kurulan ilk belediyeler arasına giren Birgi, 1889’da Birgi Belediyesi olarak kayıtlarda yerini alır. Bu tarihe kadar büyük tahribatlara uğramadan gelebilen güzel köy, 1922’de Yunan askerlerinin köyü ateşe vermesiyle bir anda büyük zarar görür. Birçok tarihi eser, ev ve konak bu yangında maalesef yok olur. Tahrip olan yaşam alanından hızla başlayan göçler, köyün boşalmasına neden olur.  

Birgi’ye Ziyaret

Kentsel sit alanı olarak koruma altına alınan Birgi, üzerinden geçmiş medeniyet izleriyle görülmeye değer bir yer. Özellikle Çakırağa ve Sandıkoğlu konakları, mimarisi ve tarihi dokusuyla misafirlerin gözdesi. Ahşap ve el işçiliğinin kullanıldığı Ulu Cami ise görenleri hayran bırakıyor. Özellikle çini işlemeleri görülesidir. İmam-ı Birgi Türbesi ve Evliya Çelebi’nin kitaplarında dile getirdiği Dervişağa Camii büyük ilgi görüyor. Sofalı odalı evler olan Birgi evleri, iç ısıtan mimarisiyle ile ziyaretçilere kapılarını açıyor.  

 

Ucuzauc.com