• Yetişkin (18 ve üstü)
  • Çocuk (2-11)
  • Bebek (2 yaş altı)

Geçmişten bugüne mağaralar şehri Hasankeyf

Anasayfa » Seyahat Tavsiyeleri

Mağaralar Şehri Hasankeyf

Tarihi ile ünlü bir şehir olan Hasankeyf’in iki yakası Dicle tarafından ayrılır. Batman içinde bulunan Hasankeyf, Kayalar şehri, Mağaralar Kenti ve Hısn Keyfa olarak da bilinir.  

Hasankeyf, coğrafi konumu itibariyle Mezopotamya'nın kalbi gibidir. Eski medeniyetlere ev sahipliği yapmış olan Mezopotamya, günümüze kadar kendini koruyarak, birçok tarihi eserle ulaşmıştır. Tarihe ve uygarlıklara meraklı olanların gitmek için sabırsızlanacağı yerlerden olan Mezopotamya, geçmişin izlerini en güzel şekilde taşır.  

Hasankeyf Mimari Yapısı

Coğrafi konumu ve Dicle Nehrine olan yakınlığı ile her sene birçok farklı yerden ziyaretçinin ilgisini çeker. Konumu, sadece günümüzde değil, asırlar önce de hep dikkat çekici özelliğe sahipti. Kültürel beşik olan Hasankeyf’in, Emeviler, Abbasiler, Selçuklular, Moğollar, Sümerler, Asurlar, Artuklular ve Bizanslılar tarafından yurt olarak kullanıldığını biliyoruz. Hasankeyf, belki de tüm bu uygarlıklardan taşıdığı izler ile bu kadar önemli tarihi bir kült olmuştur. En parlak dönemini Artuklular ile yaşayan Hasankeyf’te, bu döneme ait birçok kalıntı vardır. Bu sebeple 1981 senesinde, bölge sit alanı sayılarak koruma altına alınmıştır. Böylece tüm doğal güzelliklere el değdirmeden, tarihi kalıntıları yok etmeden sonraki nesillere ulaşabilecek.

Tam olarak hangi tarihte ve kimler tarafından kurulduğu belli olmasa da kuşkusuz Hasankeyf, o dönemin en büyük ticaret noktasıydı. Özellikle Dicle üzerine kurulmuş olması, önemini büyük ölçüde artırmıştır. Dicle Nehri ile kolaylaşan ticari faaliyetler bu sayede değerlenip gelişmiştir.

Kayalar Şehri

Kayalar Şehri

O çağlarda yaşamış insanlar için Mezopotamya ve Hasankeyf’in önemi tartışılamaz. Özellikle barınmak sıkıntısına çare olan Hasankeyf mağaraları, nizamlı ve sistematik biçimde inşa edilmiştir. Dicle’nin üzerine inşa edilmiş mağaralar hem barınak hem de su ihtiyacını asırlarca karşılamıştır. Bu geçmişi nedeniyle, Mağaralar Şehri de denmektedir. Yaklaşık olarak 6 bine yakın mağara sayısı, ne denli büyük bir yaşam alanı olduğunu açıklamaktadır.  

Hasankeyf'in Yıllara Meydan Okuyan Tarihi

Orta Çağ boyunca her anlamda duruşunu sağla tutan Hasankeyf, değerlerini korumuştur. Özellikle askeri değere ve stratejik yapıya önem vermesi her geçen gün burayı daha önemli bir merkez haline getirmiştir. Ticari olarak gittikçe büyüyen bir pazar yaratmış olmasıyla, ticaret hep canlı kalmıştır. Zamanla ticaretin ve ulaşım yollarının yönünü değiştirmesiyle bu durum da yıllar içinde değişmiş, ticaret geri planda kalmıştır. Hasankeyf, Medreseleri, darüşşifaları ve rasathaneleri gibi önemli eğitim kurumlarını barındırması yönüyle önemli bir ilim merkeziydi.  

M.S 4. yy’da kurulduğu tahmin edilen Hasankeyf Kalesi en önemli eserlerinden biridir. Bölgenin Bizans hâkimiyetine geçmesiyle, burayı koruma amaçlı iki sınır kalesi inşa edilmişti. Bunlardan biri Hasankeyf Kalesi’ydi. Hasankeyf’in yaklaşık olarak 350 yıl Bizans hâkimiyetinde kaldığı ve bu süreçte de birçok eser yapıldığı biliniyor.  

Hakkında efsanevi hikâyelerin de anlatıldığı Hasankeyf, 2016 yılında yayınlanan “Avrupa’nın En Tehlikedeki Yedi Kültürel Mirası” listesinin içinde yer alıyor.  

 

Ucuzauc.com