Anasayfa » Seyahat Tavsiyeleri

Kıbrıs geçmişten günümüze gelene kadar birçok medeniyet tarafından işgal edilerek bu medeniyetlerin mutfaklarından birer parçayı kendi mutfağında harmanlayıp günümüzdeki halini alıyor. Kıbrıs lezzetlerinin damağımızdaki dans edişini hissederken kâh geçmişe gidiyoruz kah bugünü yaşamaya devam ediyoruz. Kıbrıs ada olmasının avantajlarını fazlasıyla kullanarak deniz mahsullerine mutfağında fazlaca yer veriyor. Bunun yanı sıra et, sebze ve meyveyi de sofra dışında bırakmıyor. Kendine özgü baharat ve bitkileri kullanarak kendilerine has pişirme yöntemleriyle muhteşem lezzetler ortaya çıkarıyorlar. O zaman bu lezzetlerden en ünlü olanlarına bir göz atalım.

Molehiya

Kıbrıs mutfağı denilince akla ilk gelen yemeklerden olan molehiya adını içinde kullanılan molehiya bitkisinden alıyor. Ama bitki olduğuna bakmayın sadece bir sebze yemeği değil molehiya et de barındırıyor içinde. Tabi ki kuyruk yağı molehiyaya apayrı bir tat veriyor. Bu yemekte molehiyanın kurutulmuş hali kullanılıyor. Corchorus olitorius olarak da bilinen molehiya Hindistan kökenli bir sebze. Aslında bir Arap yemeği olan molehiya Arap kültüründen Kıbrıs mutfağına geliyor.

İçeriği: Kurutulmuş molehiya, tercihe göre kuzu ya da dana eti, domates salçası ve domates, kuru soğan, tuz ve karabiberle tatlandırılıyor.

Kleftiko

Yunanistan’a özgü bir yemek olup gleftigo diye okunur. Kleftiko kelimesinin Türkçede "hırsızın yemeği" anlamına gelen bir kelime. Bir rivayete göre Yunanistan’daki kuzu hırsızları kuzuları çaldıktan sonra saklamaktansa acele bir şekilde keser, toprağa gömer üzerinde ateş yakarak bu yakılan ateşin ısısıyla kuzuyu yavaş yavaş pişirir ve  kleftiko ortaya çıkar. Böylece kleftiko kuzu hırsızlarının yemeği olarak anılır. Kıbrıslılar bu yemeği mutfaklarına taşırken herkesin evinde tandır olamayacağını göz önünde bulundurarak fırın kullanıyorlar. Tandırın yerini tutmayacağı aşikar fakat buna yakın bir tat elde ediliyor.  Bu tada daha yakın bir tat elde etmek isteyenler kebap fırınlarında pişirterek de bu tada erişmeye çalışıyorlar.

İçeriği: Kemikli parçalara ayrılmış kuzu veya oğlak eti, soğan, yeşil biber, domates ve özellikle Kıbrıs patatesi, tuz.

Pirohu

Yapılışı biraz el oyalayıcı dediğimiz yemeklerden pirohu. Ama bu lezzete kesinlikle değer. İlk bakışta mantıyı anımsatan görüntüsü olmasına rağmen tat olarak tamamen farklı Kıbrıs mutfağına özgü bir yemek.

İçeriği: Un, zeytinyağı, su,  lor, hellim (Kıbrıs peyniri), nane ve tuz

Kolakas

Besin değeri çok yüksek olan, Kıbrıs’ta çok fazla yenen çeşitli yemekleri yapılan evlerimizde süs olarak da bulundurabileceğimiz bir sebze kolakas. Akdeniz bölgesinin tamamına yakın bir kısmında yetiştiriliyor. Yer elması ailesinden gelen kök bir sebze olan kolakas pişirildiğinde patates ve kerevizin kıyılarında dolaşan lezzetli bir tada sahip oluyor. Kolakası pişirirken ve yerken patates gibi değerlendirmek mümkün. Toprağın altından çıktığı için biraz çamurlu bir yapıya sahip. Önemli bir not olarak kolakas pişirilemeden yenmemesi gereken sebzeler kategorisinde yer alıyor. Pişirilmeden yendiği takdirde boğazı tahriş edebilecek bir madde açığa çıkıyor.  Kolakas yemeği kendisine benzer sebzelerle patates veya kerevizle pişirilip ve tabi ki etin inanılmaz tadını da alıp bu şekilde en lezzetli hale getirilebilir.

İçeriği: Kolakas, kuzu veya tavuk eti, kereviz veya patates, limon suyu, kuru soğan, salça, tuz ve karabiber.

Magarina Bulli

Bilmeyenler için hellimli  tavuklu makarna da denebilir. Tabi ki bunu Kıbrıs’a özgü bir yemek yapan Kıbrıs’ın eşsiz peyniri olan hellimle yapılması diyebiliriz. Tavuğun en lezzetli ve yağlı yeri olan tavuk butundan yapılan bir yemek magarina bulli. İsmini söylerken bile ne kadar lezzetli bir yemek ile karşılaşılacağını hissettiriyor. Yapımı çok da zor olmayan ama damağınızda tadı kalacak bir yemek ve mutlaka tekrar tekrar yapacağınızda aynı zamanda. En sevdiğiniz makarnadan yapabilme özgürlüğü de sağlıyor size ve bütün sevdiklerinizin bir arada.

İçeriği: Tavuk butu, makarna, hellim, nane ve karabiber.

Şeftali Kebabı

Kıbrıs’a özgü bir yemek olan şeftali kebabı aslında evde mumbar yapımıyla ayni mantığı taşıyor. Koyunun gömlek olarak adlandırılan iç zarına kıymayla karıştırılan malzemelerin koyulup sarılmasıyla genellikle şişte veya ızgarada pişiriliyor. Bu lezzetli yemek şeftali kebabı adını alarak günümüzdeki önemini kazanıyor. Rivayetlere göre içinde hiç şeftali olmayan bu kebabın adı Şef Ali denen bir seyyar kebap satıcısından geliyor. Şef Ali'nin kebabı derken günden güne şeftali kebabı olarak aktarılıyor.

İçeriği: Dana kıyma, koyun gömlek, kuru soğan, maydanoz, tuz ve karabiber.

 

© 2015 Barşan Turizm A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Bu web sitesinin kullanımı, ticari kullanımı engelleyen Kullanım Şartları ile belirlenmiştir.

Site Yazarı Google+ : Ucuzauc.com