Anasayfa » Seyahat Tavsiyeleri

Trekking doğal güzelliklerin arasında gruplar halinde belirli bir noktadan bir başka belirli bir noktaya hafif tempoda sportif yürüyüşler ile yapılan heyecan ve macera dolu bir doğa sporu. Şehir kargaşasından, hayat sıkıntılarından ve sorumluluklarınızdan bir nebze uzaklaşıp kendinizi doğa ananın şefkatli kollarına bırakmanın tam zamanı! Öyleyse gelin trekking yapılabilecek yerleri birlikte keşfedelim:

Büyük İnka Yolu – Peru

Güney Amerika adeta bir trekking cenneti! Peru’da bulunan bu muhteşem yer tam 39,900 kilometre yol uzunluğu ile ülkenin en kapsamlı ulaşım sistemine sahip. Sözlükteki anlamına göre “güzel yol” olarak tanımlanan bu yolun çok geniş ve uzun bir yürüyüş alanı bulunuyor. Büyük İnka Yolu 400 yıldır hiçbir değişikliğe uğramamasıyla birlikte UNESCO tarafından da Dünya Mirasları Listesi’ne de adını yazdırmış durumda. Bu yol sisteminin en çok ilgi gören yeri Machu Picchu ise orijinalliğini yıllarca koruyarak 2007’de Dünyanın Yeni Yedi Harikası olarak seçildi. Bu İnka antik şehri 200’ün üstünde merdivenin birleştirilmesiyle ve 3000 basamağa sahip bir taş yapı. Trekkingcilerin mutlaka bu muazzam yeri görmesi gerekiyor.

Kilimanjaro Dağı – Tanzanya

Deniz seviyesinden tam 5.895 metre yükseklikte bulunan bu dağ UNESCO tarafından Dünya Doğa Mirası listesinde korunuyor. Afrika kıtasının en yüksek dağı olan Kilimanjaro Dağı trekkingcilerin uğrak noktası olmayı başarıyor. Soluk soluğa yürüyeceğiniz bu dağ atmosferi ve kendine özgü tabiatıyla görenleri mest ediyor. Kilimanjaro Dağı Ulusal Parkını da mutlaka ziyaret etmelisiniz. Sönmüş bir stratovolkan olan bu dağın ismi Kilimanjaro “ışıldayan dağ” anlamına geliyor. Çok büyük bir alana sahip olan bu dağda tropikal yağmur ormanları da doğal güzelliğiyle aklınızı başınızdan alacak.

Everest Dağı – Nepal ve Çin

Dünyanın en yüksek dağı olma unvanına sahip Everest Dağı, tırmanışın yanı sıra dağ yürüyüşleri ve trekking için de harika bir yer! Çin ile Nepal arasında yer alan bu dağ 8.848 metre yükseklikte bulunuyor. Yılın her dönemi nefes kesen bir manzara sunan Everest Dağı karlar ve buzullar gibi engellerle maceraperestler için de oldukça ideal bir yer. Haliyle böylesine macera dolu bir yerde dağ tırmanışı yapmanız da kaçınılmaz. 450 milyonluk bir tarihe sahip olan bu dağın her yıl büyüdüğüne dair bir takım söylentiler var. Everest’in ismi “Dağların Ana Tanrıçası” anlamına geliyor. Vadi zemini yakınlarındaki Bossons Buzulu’nu da mutlaka görmeniz gerekiyor. Dağın sıcaklığı -70 dereceye kadar düşebiliyor. Beyaz dağ olarak nitelendiren Everest Dağı’nda bitki ve hayvan kalıntıları bulunmuyor.

Mont Blanc Dağı – Fransa ve İtalya

Avrupa kıtasının en yüksek dağı olan Mont Blanc Dağı tam 4.810 metre yükseklikte konumlanıyor. Nefesleri kesen atmosferiyle trekking severlerin ilgisini çekmeyi başarıyor. Fransa ve İtalya arasında bulunan bu dağda her yıl birçok trekking turu düzenleniyor. Granitten oluşan dağda 28 metrelik kalınlıkta buz takkeleri var. Buradan akan buzullar 150 yıl boyunca hiç küçülmemiş ve neredeyse vadi zeminine kadar ulaşıyor. Fransız Alpleri arasında bulunan dağda 11 km uzunluğunda bir tünel var ve dağın sıcaklığı -45 dereceye kadar düşebiliyor. Dağ yürüyüşleri için muhteşem manzarasıyla Mont Blanc dağı sizleri bambaşka bir yolculuğa davet ediyor.

Torres del Paine Millî Parkı – Şili

Paine’nin kuleleri olarak bilinen ve Şili Patagonyası sınırları içerisinde bulunan bu milli parkı gezerken birbirinden ilginç hayvanlar ile karşılaşabilirsiniz. Gri patagonya tilkisi, puma ve guanakolara gibi çeşitli hayvanları ağırlayan bu milli park 2420 kilometre alana ve 3000 metre yükseklikte dağa sahip. Buzullar ve fiyortlar arasındaki bu parkta granit kayalı 3 dağ var. Deniz seviyesinde 2500 metre yükseklikteki dağda jeolog Otto Nordenskjöld’ün ismini alan Lago Nordenskjöld gölü de bulunuyor. Doğal güzelliklerinin arasında kaybolacağınız bu milli parkta trekking yaparak etrafı daha iyi bir şekilde keşfedebilirsiniz. Parkın büyük bir kısmı buzullarla kaplı ve bunlardan en ünlüsü Grey buzulu. Sıcaklık genellikle 1 ile 11 derece arasında değişiyor. UNESCO’nun doğal biosfer koruma alanı olarak belirlediği bu milli parkın 1950 yılından beri doğal mirasını korumayı başarıyor.

© 2015 Barşan Turizm A.Ş. Tüm hakları saklıdır. Bu web sitesinin kullanımı, ticari kullanımı engelleyen Kullanım Şartları ile belirlenmiştir.

Site Yazarı Google+ : Ucuzauc.com